Haber

Türkiye Barolar Birliği “5. İş Hukuku Kongresi”ni düzenledi

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, iyi işleyen bir hukuk sisteminin jenerik öngörülebilirliği olan bir yargı sistemi ve iyi bir ülke ekonomisi anlamına geldiğini belirtti.

Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen “5. İş Hukuku Kongresi”, Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, programın açılışında yaptığı konuşmada, kongrenin bu yılki temasının “İş Hukukunda Güncel Sorunlar, İş Sağlığı ve Güvenliği” olduğunu belirtti.

Sağkan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de iş kazalarının en çok yaşandığı branşların başında madencilik ve taşocakçılığının geldiğine dikkat çekerek, “grizu” kelimesinin “katliamın, ölümün adı” olarak kullanıldığına dikkat çekti. ve ağrı” olarak Türkiye’de kimyasal bir bileşik olarak değil. bildiğini söyledi.

Verilere göre geçen yıl 511 bin 84 iş kazası yaşandığını ve 1207 kişinin meslek hastalığına yakalandığını belirten Sağkan, “2020’de 1231 çalışan iş kazalarında hayatını kaybederken, 1382 işçi de kaza sonucu hayatını kaybetti. Daha da vahimi meslek hastalıkları tarihi 2013’ten bu yana. Bu dönemde 616 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.Bu istatistikler bize Türkiye’de her gün 4’ten fazla personelin iş kazalarında öldüğünü söylüyor.” söz konusu.

İstatistiklerde rakamsal olarak görülen ölümlerin arkasında yaslı ailelerinin olduğunu kaydeden Sağkan, sorunların doğru tespit edilmesinin çözüm için atılacak ilk adım olduğunu söyledi.

Kongrede yoksulluk ve asgari ücretle ilgili değerlendirmelerin yapılacağını belirten Sağkan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Asgari fiyat, tabiriyle ‘minimum’ fiyattır. Ancak ülkemizde asgari fiyat adeta ‘genel’ veya ‘zorunlu’ ortalama fiyat olarak anlaşılır hale geldi. Asgari Fiyat Tespit Kurulu geçtiğimiz günlerde toplandı. Buradaki müzakereler gerçekçi ve akılcı bir analizle sonuçlanacak ama “Taban fiyat anlayışının kaldırılması da aynı derecede değerli. Düzgün işleyen bir hukuk sistemi, jenerik öngörülebilirlik sağlayan bir yargı sistemi ve düzgün bir ülke ekonomisi aynı anlama gelir. Ülkemizin ekonomik refahını sağlamanın yolu hukuktan geçer.”

Arslan: “Kıdem tazminatı davaları çoğunlukla işçiler aleyhine sonuçlanıyor”

HAK-İŞ Genel Lideri Mahmut Arslan, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu sonrası getirilen düzenlemelerden biri olan zorunlu arabuluculuk uygulamasının kıdem tazminatı davalarının büyük çoğunluğunun çalışanlar aleyhine sonuçlanmasına neden olduğunu ve bunun gereğinin yapılması gerektiğini söyledi. yükümlülüğünden kaldırılır.

Anayasa Mahkemesi’nin toplu iş sözleşmesinin başından itibaren sendikaya üye olmayan personelin dayanışma ücreti dilekçesi ile sözleşmeden yararlanacağına ilişkin kararını hatırlatan Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Mevcut uygulamamızda toplu sözleşmeden yararlanma talebi imza tarihinden sonra geçerliydi. Bu toplu sözleşme yapan sendikaların aleyhine bir durum olarak değerlendirilebilir. Bir sendikaya üye olmak zorunda hissetmeyen üye, toplu sözleşme imzalamak, Sendikanın haklarından yararlanmak için zorunlu üye almak ne kadar demokratik?

Asgari ücretle ilgili değerlendirmelerde bulunan Arslan, rakam açıklandığında konuyla ilgili diğer konuların önemini yitirdiğini belirtti.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısının kapsayıcı olmaktan uzak olduğunu ve yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Arslan, “Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde asgari ücretli çalışanların çalışanlara oranı Türkiye’nin çok altında. Bu oran Türkiye’nin en yüksek oranı. Slovenya’da yüzde 15,7 ve Türkiye’de 2021 rakamları baz alındığında yüzde 38. Bu yüksek bir oran. Geçen yıl Aralık ayında tüm asgari fiyatlara gelir vergisi muafiyeti düzenlemesi patronları diğer tarafa itti. taban fiyattan çalışarak vergiden kurtulacaklar ama ek ikramiyeleri ödeyip başka ne yapabilirler Maalesef taban fiyatla çalışan çalışan sayısının hızla artacağı bir rakam göreceğimizi tahmin ediyorum. ” dedi.

Asgari ücretle çalışanların diğer ülkelerdeki oranlarına da örnek veren Arslan, “Ülkemizde asgari ücretle çalışmak istisnai bir asgari ücret değil, yaşanabilir bir ücret olarak algılanıyor. O zaman rakamları değerlendirmemiz gerekmez mi? Belirlediğimiz fiyatın asgari değil, yaşayan bir fiyat olduğunu düşünerek mi? Rakamların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Emeklilik yaşı (EYT) konusuna da değinen Arslan, “EYT sorununun analizi için en değerli ve birinci kriter 1999 Eylül’den önce çalıştırılan tüm işçilerin haklarının iade edilmesidir. Buraya asla getirilmemelidir.” .” söz konusu.

Çerkezoğlu: “Sosyal diyalog mekanizmalarının işletilmesini istiyoruz”

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçi, işveren ve kamuoyunun bir araya gelerek çalışma hayatının sorunlarını tartışma fırsatı bulduğu sosyal diyalog mekanizmalarının önemli olduğunu belirtti.

1999 ve 2008’de yapılan düzenlemelerin bir emeklilik reformu olduğunu hatırlatan Çerkezoğlu, “Bu düzenlemeler yapılırken uyardık, ‘Emeklilikte yaş konusunu bu kadar sert uygulamayın, kıdem kurallarını değiştirmeyin’ dedik. oyun sonra emekli maaşlarını bu kadar düşürme’ dedik ama yine dinlemedik. Bugün gerçekler ortada. EYT mağduriyetleri ortaya çıktı, emekli maaşları milyonlarca emekliyi sefalete mahkûm etti.” değerlendirmesini yaptı.

Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde kurumsal diyalog mekanizmalarının uygulanmadığını belirten Çerkezoğlu, “Çalışma hayatında bu tür bir arada yaşama, kurumsal sistemler ve sosyal diyalog sistemleri olmadan yasal düzenlemeler yapılırsa bir dizi sorunu beraberinde getirir. Daha sonra işçilerin bu sorunlardan dolayı yaşadıkları mağduriyetler gideriliyor” diyen “Sendikaların, konfederasyonların ve diğer partilerin çalışma hayatındaki tüm karar sistemlerinde bir arada oturmasını, müzakere etmesini, işçi sınıfı için ortak akılla doğru adımlar atmasını istiyoruz. daha uygun çalışma ve yaşam koşullarına ulaşmaktır.” dedi.

Çerkezoğlu, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirterek, sendikalı olmanın ülkede en yaygın ihraç nedeni haline geldiğini söyledi.

Kongre açılış konuşmalarının ardından akademisyenlerin sunumlarıyla devam etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu